Her Müslümanın yorulduğu, daraldığı anlar vardır. Tıkandığı, söz söyleyemediği, konuşmaya kalksa anlatamayacağımız zamanları hep yaşarız. Sessiz ve öylesine geçen vakitler… İşte biz o vakti, öylesine ve gafletle geçirmeyesiniz diye size birkaç öneri sunmak istedik. Buyurun;
1. Yürüyüş yapmak
Bunaldığınızda, hiçbir şey yapmak istemediğiniz anlarda aniden kalkın ve sokaklarda yürümeye başlayın. Eğer bulunduğunuz yerde sahil varsa sahile ya da sessiz ama güzel bir mekana(doğa güzelliği) gidin. Sadece oraya bakın ve hamd edin. Rabbimiz neleri ne güzel yaratmış öyle değil mi?

2. Kur'an'ı şifa için rastgele açarak okumak
Kendinize özel bir Kur’an edinin. Sürekli onu okumanız, onda çalışmanız ayrı bir bağ oluşturur. Şifa niyetiyle elinize alın. “Rabbim şu sıkıntımıza bir çare..” diyerek rastgele bir yeri açın ve gözünüze ilişen bir ayetten okumaya başlayan. İstediğiniz kadar okuyun. Muhakkak ki bir şifa ayeti nasib olacaktır. Ama bunu görebilmek de önemli.

3. Mektup yazmak
Çok mutlu veya çok sıkıntılı hatta çok kararlı veya iradesiz durumlarda kendinize hep mektup yazın. Kendi kendinize mektup size en iyi yorumu yapan ve objektif bakan bir açı olacaktır. Canınızın sıkkınlığını, nedenlerini, istediklerinizi, hissettiklerini, sevinçlerinizi, hamdlarınızı, kararlarınızı hiç ama hiç çekinmeden öylece yazıverin. Sonraları okuduğunuzda ilerleyişi göreceksiniz. O anları hatırlayınca yeni bir şükür vesileniz ortaya çıkacak. Kendinizi yansıtan ve kontrol eden bir mekanizmanız olacak.

4. Aynı boşluğu ve durumu yaşayan sahabeleri okumak
Sahabe bize örnek yaşantıları ile rol model olurlar. Hiçbiri ama hiçbiri kolay hayat yaşamış değillerdir. Özellikle de genç sahabelerin her biri ayrı ayrı mükemmel örnek timsalleridir. Şimdi hem internette hem kitaplarda onların kıssalarına ulaşmak çok kolay. Duyduğunuz ya da merak ettiğiniz ya da aynı şeyi yaşadığını düşündüğünüz bir sahabeyi seçin, dert ortağınız edinin ve hayatını inceleyin. İnşAllah ya bir yol bulursunuz derdinize ya da hafif geliverir de unutursunuz.

5. Zikir ve tesbihatı arttırmak
İnşAllah zaten gün boyunca belli zikirleri yapıyoruzdur. Ancak bu sıkıntılı anlara özel zikirlerinizi oluşturun. Özellikle bunlar Esma-ül Hüsnadan olabilir. Zira Rabbimiz, O’na o büyük isimleriyle dua edilmesini sever. Biraz inceleyin ve cüzdanınıza küçük bir kağıt yazıp bu isimleri koyun. Daraldığınızda çıkarır zikredersiniz inşAllah. (Örneğin; El Mucib, El Garib, El Cemil, El Vedud, El Semi, El Basır, Er Rahman …)

6. Sessiz ve tefekkürlü olmak
O dönemlerde kimseyi tam olarak dinleyemiyor olacaksınız. Hiçbir şeye de tam odaklı olamayabilirsiniz. O nedenle etrafa karşı saygıyı kaybetmemek adına biraz daha sessiz ve sakin yaşanılabilir o günler. Bu size daha fazla tefekkür etme ve kendinize doğru yol olmanıza vesile olacaktır.

7. Samimi bol dua etmek
Bu anlar sizin için ciddi anlamda riya edemeyeceğiniz, ona bile halinizin olmayacağı zamanlardır. Onun için bazen pek çok nedene takılarak yapamadığımız o samimi duaları yapın inşAllah. Belki daha fazla mescidlere giderek bunu taçlandırabilirsiniz.

8. Bir nafile namazın secdesini uzatmak
Secde, iman etmiş bir kul için miraç ve en güzel yerdir. O halde normalde hızlı hızlı kıldığımız namazların yanı sıra 2 rekatlık bir nafile kılın ve secdeleri uzattıkça uzatın. Rabbimize tüm derdinizi anlatın. Ağlayın, af dileyin, rahatlayın. İçinize şifanız doğacaktır, inşAllah biiznAllah.

9. Bol muhasebe yapmak
Şimdi her şey hoş güzel de illaki yaptığımız bazı şeyler bu hale neden olmuştur. Düşünün dostlar, böyle anlarda insan kendine çok acımasız olur ve en objektif eleştiriyi yapabilir. Bundan istifade edin ve yakından uzağa doğru uzun bir muhasebe yapın. Ölçün tartın bakalım, ne neymiş.

10. Genç ve mücahid(e) insanların kıssalarını dinlemek
Bu kez de bu halin üzerinizden kalkması için, silkelenmek ve yeni kararlar alıp uygulamaya başlamak için zorluklar içinde yaşamış yine de kendini salıvermemiş sahabelere yönelin. Ama genç olanlarına. Neleri, nasıl yok sayarak bu yolda böyle büyük yürümüşler okuyun, dinleyin. Feyzlenin ve hemen harekete geçin. Unutmayın dostlar muhasebesi bugün, icraatı yarın olan işten hayr gelmez!

Egolarımız bizi oyunun lideriymişiz gibi önde göstererek hayli güzel bir iş yapıyorlar. Üretken fikirlerimiz, geniş çaplı düşünme yeteneğimiz hakkında hayranlıkla söz ediyoruz. Ama gerçek şu ki hayatımız boyunca bir gün çalışmamışsak; bu fikirlerin çoğunun, geniş çaplı düşüncelerin hiçbir önemi yok. Lisans dereceleri belirli bir çizgide düşünmene yardım edecek ve diğerlerine (patronlarınız dâhil) kendin ve ilerlemen hakkında ne kadar ciddi olduğu gösterecektir. Mesleğinde ihtiyacın olabilecek yetenekleri öğrenmek için okul hayatın boyunca rasgele işlerde çalışmayı öğren. Bir yardım masasında insanlarla konuşmayı öğrenmek, başarılı olması için birine ders vermek ya da garson olarak çalışmak gibi basit şeyler sana muhtemelen uzun bir yol aldıracak.
Hayatta bazı şeyler diğerlerinden daha önemlidir; bu herkesin bildiği temel bir kuraldır. Önceliklerinin neler olduğunu çözebildiğin ve onlara hak ettikleri değeri verebildiğin zaman hayat doğal bir şekilde akmaya başlayacak. Sabahları uyanmak senin için her zaman zor olmuşsa, erken yatmanın ve sabah namazını zamanında kılmanın Breaking Bad ya da Burn Notice’in sezon finallerini izlemekten daha öncelikli olduğunu anla. Tüm hafta boyunca okuldaysan ve geceleri çalışıyorsan ailene zar zor zaman ayırıyorsan, hafta sonunun büyük kısmını İslami seminerlere ayırmak yerine ailene ve kardeşlerine ayır. Dinin ve ailen hayatındaki her şeyden önce gelir.
Hayatta yapmak istediğin her neyse onda gerçekten daha iyi olursun. Oyalanmayı bırak ve her şeye hak ettiği ölçüyü ver. Çalışmanın zamanı ise çalış. İşini adamakıllı eksiksiz yap, denenmedik yol bırakma. Hayatta alın terinin yerine alacak başka bir şey yok. Öğrenciysen çalışmalarını ertelemeyi bırak. Tüm hafta boyunca Müslüman Öğrenciler Topluluğunda takılıp sınav akşamı sıkışmak yerine uygun zaman da konunu çalış öğren. Bahaneler üretme, tersine öğrenmenin hatırına öğren; pişman olmayacaksın. Ara vermeyi bil. Fazla abartmadan kafanı toplamaya yetecek kadar güzel zaman geçir. Denge anahtardır. Okulun kapandığı zaman boyunca tatile çık ve kendini yenile. Hayatındaki tüm stresli durumlardan uzaklaş sadece toparlanmaya bak. Seni eğlendiren şeyleri bil ve onları yap.
İnsanların övgülerinin kalbine yerleşmesine izin verdiğin anda, kişisel gelişimin olumsuz olarak etkilenecek. İlk başta vurguladığım gibi bir kez övgüleri dinleyip iyi olduğunu kabul ettiğinde başarısızlığın başlayacak. Buna ek olarak dışarıda seni basitçe acıdığı için övecek çok insan var. Bu aşamada isen at gözlüklerini çıkarman ve tüm hayatını hava ile doldurduğunu fark etmen daha iyi olacak. Biraz iltifatla motive olmakla, birinin övgüleri tarafından dolandırılmak arasında fark vardır.
Eğer kendi helal paranı kazanmıyorsan ve ailenden bağımsız olmak için çalışmıyorsan başarı yolunda henüz geridesin. Bahane üretmeyi bırak ve başka birine yük olmamakta kararlı ol. Muhtemelen başlangıçta kiranı ödemekte başarılı olamayacaksın ama yakıtın, yiyeceğin ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamalısın. Sonunda kendin dışındakilerin parasını harcamaktan uzaklaş. Tekrardan, bir hedefe sahip olmak ve onun için uğraşmak anahtardır; ilerlemedir.
Buralar Müslüman olmanın kolay olduğu yerler. İnancın amacı “İyi bir Cuma heyecanı yaşa.” değildir. İnancınız hayatınızın tüm çehresinde sizin güvenli ağınız olmalı. Babanız ve diğer herkes orada olacağı için bir konferansta vakit öldürmenin aksine musibetlerin üstesinden gelmenize yardımcı olmak için Allah’la bağlantı kuran bir kalbe sahip olmanız daha önemli. Düzenli olarak bir grup vasıtası ile her ne yeterlilikte olursanız olun Kur’an okumaya başlayın. Bir gün iyi Müslümanlar olmaları için didineceğiniz evlatlarınız olacak. İnancınızı ciddiye alın. İyi bir karakteri olan, inançlarını kavramış kişiler bulun ve onların arkadaşlıklarından yararlanın. Muhtemelen neden Müslüman olduğunuzu ve inancınızın amacını sorgulayacağınız bir an gelecek. Bu soruları not edin ve cevaplarını bulmak için öğretmenlerinize ya da akıl hocalarınıza gidin. Eğer onlardan cevap alamazsanız kesinlikle kimin size yardım edebileceği konusunda sizi yönlendireceklerdir.
Etrafımda yeterince kısa zamanlı evliliklerinden sonra boşanan, uzun süreli nişan dönemleri sonunda ayrılan yaşıt ve arkadaşımı gördüm. Biz gençler aşık olmak istemeye, bir ilişkinin ne gerektirdiğini, hayat arkadaşının haklarını, evliliğin amacının ne olduğunu, kendi ailemizin bizden beklediklerini ve daha fazlasını bilmemeye aşığız. Bu konudaki her şeyi bildiğimden değil ama hayattaki diğer her şeyde olduğu gibi gerçek aşkın da zaman aldığını ve çaba gerektirdiğini farzediyorum. Eğer daha çok bildiğiniz konusunda dik kafalıysanız kendi paranızı kazanın ve kendi ailenizin yanında hoşgörülü durmaya çalışın. Ondan sonra belki evlenmeyi düşünebilirsiniz. Diğer herkes için, romantize edilmiş, fantezileştirilmiş, idealize edilmiş –olduğundan iyi gösterilmiş- ilişki düşüncelerinden sakının. Acele edipte acele işler yapmayın. Kaç Kaç Hota Hayi ve Kabi Kaşi Kabi Gam gerçek değil. Bu yüzden Shah Rukh Khan gibi yaşamaya çalışmayı bırakın.
Hayatta başarıya ulaştığınızda bir zamanlar yakın olduğunuz çoğu insanın kendinizi küçük görmenize sebep olduğunu göreceksiniz. Bunlar sizi inciterek ve kendinizi küçük görmenizi sağlayarak geçimlerini sağlarlar. –Bunu çok severler.- Bu aynı zamanda kinci insanlar bir şeyleri doğru yaptığınızı onayladığı için iyi bir şeydir de. Bu tür insanların zamanınızla ve çabanızla uğraşmasına izin vermeyin. Soğukkanlılığınızı koruyun, kendilerini aptal gibi hissetmelerine izin verin. Sonra da ağırbaşlılığınızı koruyarak devam edin. Gerçek şu ki, hayattaki başarı ve başarısızlıklarınız gerçek arkadaşlarınızın-beni bir sonraki noktaya taşıyan- kimler olduğunu görmenize yardımcı olacak.
Esasen islam bize arkadaşlarımız kadar olduğumuzu öğretiyor. Eğer kötü bir çevreniz varsa otomatik olarak onların davranışlarını, hareketlerini, düşünce biçimlerini ve çok daha fazlasını alıyorsunuz. Eğer olumlu, dinleri ve kariyerleri hakkında insanlara tavsiyeler veren insanların etrafında takılıyorsanız muhakkak onlardan da bir şeyler alıyorsunuz. Ne demişler: “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” Aynı zamanda yakın olduğunuz arkadaş sayısını çok fazla abartmayın. Bunun yerine kalbinizde kıymetli olarak yer edinecek ve kendilerinden bir şeyler öğreneceğiniz birkaç tane sırdaş edinin.
Mezuniyete yakın olduğunuz için size faydalı olacak ve her yerde ulaşabileceğiniz danışmanlar edinin. Doktor olacaksanız bir avukatın size yardım edemeyeceği aşikar. Avukat olacaksanız doktorun da size yardım edemeyeceği gibi. Bu yüzden; kariyer olsun, din olsun, fiziksel form olsun, aile olsun, bu gibi konularda her alanda yardımını alabileceğiniz birilerini bulundurun. İnancınızla ilgili sorularınız olduğunda otomatik olarak kimin size faydalı olacağını ve sorunuzu sizin dilinizde cevaplayacağını bilmelisiniz. Eğer mezuniyetten birkaç ay sonra çalışacağınız iyi bir iş arıyorsanız o zaman kariyerinizde büyümenize yardımcı olacak cana yakın ve ehil hocaları bulmak için sürekli hocalarınızla konuşuyor olmalısınız.
Liseden üniversite krallığına geçişte o kırışık beyaz tişörtü, yırtık pantolonları ve rengarenk converseleri giymeyi bırakmak için hiçbir sebep yoktu. Aslında birinci yılınızda o kot pantolonlardan ve ayakkabılardan sizi her zaman terlik giymeye zorlayan bir çift çorapla eşofmanlara düşmüştünüz. Dünyayı ciddiye almak istiyorsanız bütün gardrobunuza bir hendek kazın. Görüldüğü gibi erkekler olarak bizim hangi saçma kıyafeti giyersek giyelim üzerine bir ferace çekme şansımız yok, bu yüzden sabah dışarıya adım atmadan önce profesyonel, düzgün bir insanoğlu olarak göründüğünüzden emin olun. Her zaman takım elbise giymenize gerek yok fakat her şeyinizin ütülü, saçlarınızın taranmış, ayakkabılarınızın çim biçme makinesiyle çarpışmaya girmemiş olmasından emin olun. Bedava numunelerdense birkaç güzel parfüm satın alın.
Hayatta ilerlemek için başka insanlardan çok branşınızla ilgili becerilerinize ve bilginize bağlı kalmanız gerekiyor. Bu, hayatta ortalama üstünü başarmak anlamına geliyor. Herkesin tatmin olduğuyla yetinmek yeteri kadar iyi olmayacak. Evet, sıradanlıktan uzak durmaya çalışmak iyi notlar almaya kadar gidebilir fakat gerçekte çok daha fazlası eder. Her birimizin kendi alanımız içinde nelere katkı yapabileceğimizi görmemiz gerekiyor.
Sıkı bir çalışmanın yerine koyulabilecek başka bir şey yok. Başarıya ulaşmada parmaklarınız kızarsın. Hayatını yola koymuş gibi görünen ama gerçekte hiçbir şey yapmamış olan birçok insanla karşılaşacaksınız. Belki de 23 yaşında bir milyonerle çalıştığını iddia eden ama kendi doğalgazını bile ödemeyen bir öğrenciyle karşılaşacaksınız. Hatırladığım en güzel an, 19 yaşında birinin evli ve 3 çocuklu 30 yaşında bir arkadaşımla gelecek 5 yıl içinde kariyeri ve aile hayatı için “yaşam koç”luğu yapmaya çalışmış olmasıdır. İkinci maddede olduğu gibi, sıkı çalışın.
Arabanız, yiyeceğiniz, kıyafetleriniz ve eğitiminiz birer ayrıcalık. Kazanılması ve memnun olunması gereken şeyler. Sizden daha az şanslı olanlara bakın ve Allah’a, hastanede olmadan, iki ayak üzerinde yürüyebileceğiniz, yediğinizi sindirebileceğiniz, kanser olmadığınız, ve daha fazlasını içeren bir güne uyandığınız için şükredin. Küçük şeylerin kıymetini bilmediğinizde hayat tatsız kalıyor.
Tam olarak nedir emin olamıyorum… belki de büyüme miktarı? Ama her neyse 18-21 arası uzun bir zamanmış gibi hissettiriyor. Her yıl kendisinden birkaç bir şeyler aldıracak gibi görünüyor. Yeni tecrübeler, yeni başarısızlıklar, yeni başarılar, yeni insanlar sizi kötü anlamda etkileyebilir. Yalnızca rahatlayın, ağırdan alın, karar verirken acele etmeyin. Tekrardan, bu zamanlar hayatınızın geri kalanında ne yapıyor olacağınızın taslağını çıkarma zamanı.
Yeni bir gelecek inşa etmek için şuanda geçmişin kefareti yapılır. Kötü kararların sizi hayatta ileri gitmekten engellemesine izin vermeyin. Kötü bir tecrübeyi, ticari işi, hatta kişisel bir kararı bunalımlı ve bıkmış olmak yerine, kendinizi şuanın başarısına yönlendirmek için kullanın. Diğer bir nokta, şuanı görmezden gelecek veya gerçek olmayan beklentileri makul kılmaya çalışacak bir durumda olmamak için çok uzak geleceği düşünmekten kaçının. Zihinsel bir denge oluşturun. Bu konu bizi 20.maddeye bağlayacak.
Seyahat etmek istiyorsan, işte tam vakti. Tatil zamanlarını bütünüyle tüm dünyayı gezmek için harca. Seyahat etmek ufkunu genişletir ve geri döndüğünde rahatlamana ve bir şeyleri daha farklı görmene yardım eder. Tatillerde uzun yolculuklar yapmak, okula devam etmede beni belki de en çok motive eden şey. Tanışacağın insanlar, gideceğin yerler ve yaşayacağın tecrübeler, sana, üniversite eğitiminin boy ölçüşemeyeceği bir eğitim sağlayacaktır. Bir yerlere git! Herhangi bir yere, ve her yere!
Öğrendiğim bir diğer şey ise, eğer ailenden uzaktaysan, onlarla yapacağın bir telefon konuşmasının gücünü asla hafife almamak. 14 yaşımdan beri, okulum sebebiyle ara sıra evden uzak bir yerde kalıyorum. Lisenin ilk 1-2 yılını New York’ta geçirdim ve 2 hafta yurtta kaldım. Sonra üniversite 1. Sınıftan sonra Bayyinah Enstitüsü’ndeki “Dream” programına katılmak için okula 1 yıl ara verdim ve Dallas’a taşındım. Ve son senemde de, ailem New Jersey’den Atlanta’ya taşındı. Bu sebeplerden dolayı, son 5 senemi ailemden uzakta yaşadım.
Doğrusunu söylemek gerekirse, ne kadar plan yaparsan yap, Allah plan yapanların en iyisidir. Devam et, kariyerin için bir zaman çizelgesinde plan yap, önündeki 5, 10, 20 hatta 30 yıl sonrası için plan yap. Ne okumak istediğini bil, lisansüstü eğitim için nereye gitmek istediğini, ne kadar başarılı olmak istediğini bil; ama belki işler planlanan gibi gitmeyebilir diye de bir esneklik payı bırak. Belki de evinizin reisi vefat eder ve ailenin geçimini üstlenmek zorunda kalırsın (Allah göstermesin). Belki tıp fakültesi kazanmışsındır ve ilk yıl çok zor gelir, sonra hayatta ne yapmak istediğinle ilgili gönlün başka bir şey ister. Her ne olursa olsun, her zaman bir esneklik payı bırak ve bazen değişimin kader olduğunu kabul et.
Aile önemli. Geride kalanlar önemli değil, onlar önemli. Kardeşler önemli. Her ne kadar gerçekten büyük birtakım hataları olmuş olsa da, hala önemliler. İyi bir arkadaşım ve akıl hocam bir keresinde şöyle demişti: “Nihal, hayatındaki aptalları görmezden gel. İnsanlar seni tehdit edecek, seni incitecek ve seni karalayacak. Önemli olan ise, diğer her şey kötüye gitse bile hala seninle birlikte olmak isteyen insanlardır. Diğer herkes kaybetse de, bil ki sen bu jetonla doğru yolda olursun.”






























